2011 TAYLAND SEL FELAKETİ TIBBİ İNSANİ YARDIM ORGANİZASYONLARI

TIBBİ İNSANİ YARDIM ORGANİZASYONLARI ÇALIŞMA GRUBU

· 22 dk okuma süresi >

YAZARLAR

1 Büşra YENİNARCILAR

2 Merve KARACA

1 Merve RENÇBER

1 Mervenur GÜRER 

1 Muhammed Cihan IŞIK *

1 Rumeysa BAHADIR

  1. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi
  2. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi

* İletişim: m.cihan.i.94@gmail.com

ORGANİZASYONLAR

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ (WORLD HEALTH ORGANIZATION) VE YAPILAN FAALİYETLER

World Health Organization (WHO) 7 Nisan 1948’de İsviçre’ nin Cenevre şehrinde kurulmuştur. Merkez ofisi Cenevre’de olup Washington’da Amerika Bölgesel Ofisi, Kopenhag’da Avrupa Bölgesel Ofisi, Kahire’de Doğu Akdeniz Bölgesel Ofisi, New Delhi’de Güney-Doğu Asya Bölgesel Ofisi, Manila’da Batı Pasifik Bölgesel Ofisi, Brazavil’de Afrika Bölgesel Ofisi olmak üzere toplam 6 bölgesel ofisi vardır. Ayrıca WHO’ya üye 194 ülkede 150’den fazla yerel ofisler bulunmaktadır.

WHO’nun kuruluş amacı tüm dünyadaki insanlar için daha sağlıklı ve daha iyi bir gelecek oluşturmaktır. Bu amaçla bulaşıcı (grip, HIV, tüberküloz…) ve bulaşıcı olmayan (kanser, kalp ve damar hastalıkları…) hastalıklarla mücadele etmeye; anne ve çocuk sağlığını iyileştirmeye, hava, su ve gıda sağlığını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yürütmekte, gerekli durumlarda ilaç ve aşı yardımları yapmaktadır. Aynı zamanda ülkelerin acil durumlara hazır olmasını amaçlamakta, herhangi bir acil durumda ülkelere yardım götürmektedir. Gelirlerinin çoğunu üye ülkelerden ve partnerlerinden yapılan gönüllü bağışları, bir kısmını üye ülkelerin belirlenmiş katkıları, çok az bir kısmını özel sektör bağışları oluşturmaktadır.

WHO’nun yönetiminde iki yapının önemli rolü vardır. Bunlar:

  1. Dünya Sağlık Meclisi (World Health Assembly)
  2. Yönetim Kurulu (Executive Board)

World Health Assembly (WHA), WHO’nun karar verme organı olup tüm üye devletlerin katılımı ile her yıl Mayıs ayında Cenevre’de gerçekleşmektedir. Bu toplantıya 194 üye ülkenin en üst düzey sağlık yetkilisi katılmakta ve başkan tarafından yönetilmektedir. Bu toplantıda WHO’nun çalışmaları gözden geçirilmekte, yeni hedefler belirlenip, finansal politikalar denetlenmekte,  bütçe programına bu bilgiler ışığında karar verilmektedir. Yönetim Kurulu’nun ve genel direktör ’ün çalışma raporları gözden geçirilmekte ve yönetim kurulu tarafından hazırlanan sağlık gündemine tartışılmaktadır. Bu zamana kadar sonuncusu 22-31 Mayıs 2017 tarihleri arasında olmak üzere 70 WHA gerçekleşmiştir.

WHA, farklı amaçlarda çalışan iki ana toplantıdan oluşmaktadır;

  1. Committees (Kurullar): İki farklı kurul vardır:
    • Kurul A: Bu kurulda teknik ve sağlık meseleleri hakkında görüşülmektedir.
    • Kurul B: Bu kurulda ise finansal ve idare konuları hakkında görüşülmektedir, bazı yasa tasarıları kabul edilmektedir ve bu yasa tasarıları Plenary (Genel Kurul)’da sunulmaktadır.
  2. Plenary (Genel Kurul): WHA’nın tüm temsilcileri için olan toplantısıdır. Birçok ayrı toplantıdan oluşup bu toplantılarda raporlar dinlenmekte, kurulların aktardığı çözümler tartışılmakta, yeni bilgiler ve gelişmeler sunulmaktadır. Genel Direktör ve üye ülkeler Genel Kurul’da temsilcilere hitap etmektedir.

WHA’da her beş yılda bir Genel Direktör; üç yılda bir ise Yönetim Kurulu seçimi yapılmaktadır. İlk Genel Direktörü Dr. Brock Chisholm olup en son Genel Direktör Dr.Tedros Adhanom Ghebreyesus’tur. Bu direktör 70. WHA’da seçilmiş olup WHO’nun ilk Afrikalı genel direktörüdür. Halen Federal Demokratik Etiyopya Cumhuriyeti’nin Başbakanı’nın özel danışmanlığını yapmakta olup aynı zamanda parlamento üyesidir.

Dünya Sağlık Örgütü’ nün Yönetim Kurulunitelikli 34 üyeden oluşmaktadır. Yılda 2 defa toplanmaktadır. Yıllık yönetim toplantısı ocak ayında yapılmakta, bu toplantıda WHA’nın çalışma takvimi belirlenmektedir. İkinci toplantı Mayıs/Haziran aylarında gerçekleşmekte olup bu toplantıda da belirlenen karar ve politikalar uygulanmaktadır. Şimdiye kadar sonuncusu 22-27 Ocak 2018’de olmak üzere 142 tane yönetim kurulu oturumu yapılmıştır. Yönetim kurulu başkanı Mayıs 2017’de seçilen Dr. Assad Hafeez olup halen Pakistan’da Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlık Hizmetleri Akademisi’nde yönetici müdür olarak da çalışmaktadır.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NÜN 2011 TAYLAND SEL FELAKETİNDE YAPTIĞI YARDIMLAR

  • Sel sırasında sağlık hizmetlerine ve ilaçlara ulaşım zorluğu, boğulma riski, ilaç temininde güçlükler gibi problemler tespit edilmiş, Tayland ulusal sağlık kurumlarının talepleri üzerine Güney-Doğu Asya Bölgesel Sağlık Acil Yardım Fonu’ndan Ağustos 2011’de US$ 170.000, Ekim 2011’de US$ 180.000 olmak üzere toplamda yaklaşık US$ 350.000 tahsis edilmiştir. Bu fon ile hem yerel halk hem de sağlık çalışanları için can yeleği tedarik edilmiş, mobil sağlık üniteleri aracılığı ile selden etkilenen ailelere temel ilk yardım kiti temin edilmiş, selden etkilenen halkın sağlık hizmetlerine ulaşımını sağlamak için botlar tahsis edilmiş, ilaç üreticileri de selden etkilendiği için zaruri ilaçların temini sağlanmıştır.
  • Sel sırasında belirli günlerde durum raporları yayınlanmıştır.
  • Hastalık gözetimi, uygun ilaçların ve malzemelerin temin edilmesi gibi halk sağlığı hizmetlerinin hızla sağlanması ve su kaynaklı hastalıkların düzgün bir şekilde yönetilmesi desteklenmiştir.
  • Cibinlik ve böcek kovucu temin edilmiş, Tayland Sağlık Bakanlığı (MoPH)’na geçici barınaklarda sivrisinek kontrolüne teknik destek sağlanmıştır.
  • Kurumlar Arası Daimî Komite (IASC)’nin hazırladığı erken müdahale değerlendirme aracı (IRA Tool) İngilizce’ den Tay diline çevrilmiş, Tayland Acil Tıp Kurumu (EMIT) gibi ulusal kurumlara dağıtılmıştır.
  • EMIT, MoPH, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile toplantı düzenlenmiştir. Bu toplantıda bir insani yardım ekibinin kurulması ve Birleşmiş Milletler ile ulusal kurumlar arasında iletişim sağlanması hakkında konuşulmuştur.
  • Sağlık risklerinin, selden etkilenen alanların belirlenmesi konuları hakkında Birleşik Devletler Kalkınma Ajansı (USAID) ile görüşmeler yapılmıştır
  • Temiz su teminini sağlamak ve su kaynaklı hastalıkları önlemek amaçlı Su Sanitasyon ve Hijyen İlkeleri (WASH) ile toplantı düzenlenmiştir.
  • Vektör ve su kaynaklı hastalıklar hakkında bilgilendirme amaçlı eğitim düzenlenmiştir, broşürler dağıtılmıştır.
  • MoPH’nın talebine bağlı olarak hijyen kitleri, oral rehidratasyon sıvıları ve ishal kitleri temin edilmiştir. 

KIZILHAÇ-KIZILAY HAREKETİ VE YAPILAN FAALİYETLER

A) Dünyanın En Büyük Gönüllü Gücüne Sahip  Kızılhaç ve Kızılay Hareketi

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Federasyonu (IFRC), Ulusal Topluluklar olmak üzere 3 yapıdan oluşur. Hareketin doğuşuna bakılacak olursa; 1828 yılında Cenevre’de doğan Henri Dunant isminde bir iş adamı, 1859 yılında o sırada İtalya’da olan Fransa Kralı 3. Napolyon ile görüşmek için İtalya’ya gittiği sırada Avusturya Krallığı ile Fransa-Sardinya Krallığı arasındaki Solferino Savaşı’nda, savaş alanında tıbbi yardıma ulaşamayan yaralı askerlerin durumuna şahit olmuştur. 1862 yılında Cenevre’ye döndüğünde savaş sırasında yaşadıklarını anlatan ve savaşlarda yaralanan askerlere tıbbi yardım yapılması fikrinin çıkış noktası olan “Solferino Hatırası” adlı bir kitap çıkarmıştır. Kitabın kopyalarını yardım çalışmalarına destek olabileceğini düşündüğü politikacılara, askeri yöneticilere ve dönemin önemli kişilerine göndermiştir. Kitap, zengin ve yardımsever bir avukat olan Gustave Moynier’ın dikkatini çekmiş, bu konuyla ilgili bir yardım toplantısı düzenlemiştir. Toplantı sonunda Dunant’ın yaralı askerlere tıbbi yardım yapılması hakkındaki fikir ve önerilerini araştırmak için ‘Uluslararası Yaralılara Yardım Komitesi’ adıyla 5 kişilik bir komisyon kurulmuştur. Bu komite 1863 yılında 18 farklı devletten gelen toplam 36 delegelik uluslararası bir konferans düzenlenmiş, sonuç bildirgesinde; her ülkenin kendi topluluğunu kurması, yapılacak yardımların gönüllüler tarafından yürütülmesi, yasal altyapısını oluşturmak için bir konferans düzenlenmesi, sahada tanınması için sembol olarak beyaz zemine kırmızı haç kullanılması kararlarına varılmıştır. 1864 yılında İsviçre Devleti’nin resmi delege çağrısı ile Baden Büyük Dükalığı, Belçika Krallığı, Danimarka Krallığı, 2. Fransa İmparatorluğu, Hesse Büyük Dükanlığı, İtalya Krallığı, Hollanda Krallığı, Portekiz ve Algarve Krallığı, Prusya Krallığı, İsviçre, İspanya Krallığı ve Württemberg Krallığı olmak üzere 12 devletten gelen katılımcılarla 22 Ağustos tarihinde “Savaş sırasında yaralı askerlerin durumlarının iyileştirilmesi” adında kongre düzenlenmiştir. Daha sonra ismi 1. Cenevre Sözleşmesi olarak isim verilen kongre sözleşmesi imzalanmıştır. 1874 senesine gelindiğinde farklı kıtalardan üye sayısı 22’yi bulmuştur. 1876 senesinde ise komite ismini Uluslararası Kızılhaç Komitesi olarak değiştirmiştir. Aynı sene Türkiye, Rusya ile savaştığı sırada “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” adı altında kurulan topluluk, İsviçre Hükümetine katılım talebini iletmiş; 1877 yılında ise “Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti” adı altında resmi olarak tanınmıştır. İlk defa amblem olarak hilali kullanan topluluk daha sonradan üye olacak İslam ülkelerine öncülük etmiştir.

Amerikan Kızılhaçı Savaş Direktörü, Henry Pomeroy Davison ulusal üye kuruluşların savaşlarda yaralılara destek olmak dışında doğal afetlere de tıbbi yardım yapması önerisini sunması üzerine 1919 yılında Uluslararası Kızılhaç Komitesi çalışmalarına alternatif oluşturmayacak ulusal toplulukların koordine edildiği Kızılhaç Ligi kurulmuştur. Bu Lig 1983 yılında ismini Kızılhaç ve Kızılay Ligi olarak, 1991 yılında ise Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Federasyonu olarak değiştirmiştir. Zamanla ulusal topluluklar çalışma alanlarını genişletmişler; koruyucu tıp, halk sağlığı ve hijyen, kan transfüzyonu, ilk yardım, afetlerde arama-kurtarma, yangınlarla mücadele ve toplumsal refahı arttıracak çeşitli aktif roller üstlenmeye başlamıştır.

B) Amblem   

1863 yılında, düzenlenen konferansta savaşlarda görev alacak gönüllülerin ve tıbbi teçhizatın sahada tanınması ve ayırt edilebilmesi için öncü ülke İsviçre bayrağındaki renklerin tersi olan beyaz zemin üzerine kırmızı haç işaretinin kullanılması karar verilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu, dini nedenlerden ötürü haç amblemini kabul etmek istememiş, hilal sembolünün kullanımı önerisinde bulunmuş. Önerinin kabul edilmesiyle ikinci bir amblem ortaya çıkmıştır. Bu iki amblemi kullanan ülkeler 1929 yılında 3. Cenevre Sözleşmesi ile eşit tanınma ve korunma hakkına sahip olmuştur. İran ise 1922’de kırmızı aslan ve güneş amblemini kullanmış, 1980 yılında ise hilali kullanmaya başlamıştır. 2006 yılında Cenevre Sözleşmesinin 3. Ek protokolünün belirlendiği kongrede İsrail ve Filistin devletleri komiteye üye olmuş, İsrail ne İslam ne de Hristiyanlık ile ilişkili amblemi kabul etmeyeceğini belirtmesi üzerine kristal amblemi de resmi olarak tanınmıştır.

C) Cenevre sözleşmeleri

İsviçre’nin Cenevre şehrinde, 100’den fazla ülkenin imzaladığı, uluslararası hukukta insan hakları üzerine yapılmış ilk büyük sözleşmedir. İlk sözleşme, 1864 yılında savaşlarda yaralanan askerlerin korunmasını, tıbbi tedavisinin yapılmasını ve ailelerine bilgi aktarılmasını güvence altına almıştır. Sözleşme; yaralı ve teslim olmuş askerlere, tıbbi personele ve hastanelere saldırıyı yasaklamış, taraflara yaralı ve ölülerini toplama ve komiteye bildirme yükümlülüğü getirmiştir. Ailelere ve devletlere bilgilerin aktarılabilmesi amacıyla Merkezi Takip Ajansı kurulmuştur. 1906 yılında ilk sözleşmenin maddeleri deniz kuvvetlerine göre genişletilmiş, ambulanslar ve hastanelerin olduğu gibi, hastane gemiler, cankurtaran botlar, tıbbi amaçla kullanılan uçaklar ve personelleri de koruma altına girmiştir. Savaş esirlerinin sağlığını koruma altına almak, ücretsiz barınma, gıda, kıyafet ve aileleri ile iletişime geçebilme gibi haklar 1929 yılında düzenlenen 3. sözleşmede tanınmıştır. 1945 yılında komite, nükleer silahların gelişmesiyle ve bu silahların kitlesel imha amaçlı kullanımı sonrası sivillerin korunması ile ilgili çalışmalar başlatmış, bu çerçevede 1949 yılında 4. sözleşme imzalanmıştır. İşgal edilmiş topraklarda sivillerin güvenliğinin sağlanması adına; yaralılar, hastalar, yaşlılar, anne ve bebekleri için güvenli bölgelerin oluşturulmasına, sivillerin gıda ve yaşam için önemli maddelere ulaşımının sağlanmasına, sivillerin rehin alınamayacağına, canlarının ve mallarının dokunulmaz olduğu ve yağmalanamayacağına karar verilmiştir.

1977 yılında Cenevre’de 100 ülkenin temsil ettiği, daha önce imzalanmış sözleşmelerin yeniden doğrulanması ve uluslararası insan haklarının geliştirilmesi için konferans düzenlenmiştir. Bu konferansta sözleşmelere 2 protokol eklenmiştir. 1. protokolde; sivillere ve yaşamları için gerekli yerlere (ev, tarla, bahçe, ağıllar…)  rastgele saldırmak, büyük hava bombardımanları yapmak yasaklanmış; savaş taraflarının, sivillerin gıda ve tıbbi ihtiyaçlarını karşılaması gerektiği aksi durumda komitenin bu yardımları üstleneceği maddeleri eklenmiştir. 2. protokolde ise iç savaşlarda ayaklanma çıkaran tarafın da savaşılan ülke gibi tıbbi desteğe ulaşabilme hakkı olduğu eklenmiştir. Sözleşmeye imza atan ülkelerin sözleşmenin maddelerine uyma zorunluluğu olup, ihlal durumunda yaptırım söz konusudur.

2011 Tayland sel felaketinde Kızılhaç ve Kızılay Hareketi üyesi kuruluşlar, devlet kuruluşları, uluslararası özel bağışçılar ve yerel bağışçılar para yardımını ülkenin bu harekete üye kuruluşu olan Tayland Kızılhaçı’na yapmıştır. Toplanan yerel bağış miktarı 2011 yılı sonunda 35 milyon dolar, uluslararası bağış 5 milyon dolar olup sağlık için 1,472,085 dolar bütçe ayrılmıştır. Bağış yapan Kızılhaç ve Kızılay Üye Kuruluşları; Avustralya, Avusturya, Kanada, Almanya, Hong Kong, İtalya, Finlandiya, Japonya, Norveç, İspanya, İsviçre, Hollanda, Yeni Zelanda Kızılhaçı ile Malezya Kızılayı’dır. Yardım eden diğer kuruluşlar; Avrupa Afetlere Hazırlık Komisyonu, İnsani Yardım ve Sivil Savunma Genel (DiPECHO), Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (UN OCHA), Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal (UNESCAP), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Asya Afet Hazırlık Merkezi (ADPC), CARE, Oxfam gibi sivil toplum kuruluşlarıdır.

D) Kızılhaç ve Kızılay Hareketi üyesi kurumların yaptığı yardımlar

Haziran – Aralık 2011 tarihleri arasında başta başkent Bangkok ve 36 ilçesi olmak üzere 65 şehirde 816 insanın yaşamını yitirdiği ve 13,5 milyon insanın etkilendiği afette Tayland Kızılhaçı 1,3 milyondan fazla insana temel gıda ve gıda dışı yardımda bulunmuştur.

  • Afet saha değerlendirmesi ve kurtarma operasyonları kapsamında 78,680 kişi selden kurtarılmıştır.
  • Afetzedelerin beslenme ihtiyaçları için mobil mutfaklar ile 440,000 kişiye (günlük 5,000 kişi) sıcak yemek ve 344,012 aileye içerisinde gıda ve ilaç bulunan yardım paketleri dağıtılmıştır.
  • 2,448 çadır ve 11,550 soba ile barınma ve ısınma ihtiyacı karşılanmıştır.
  • Temiz suya ulaşımı sağlayabilmek için selden en çok etkilenen bölgelere 5 mobil su arıtma tesisi ile 5,1 milyon litre temiz su temini, 3,5 milyon şişe su ve 5,000 sanitasyon kiti dağıtımı yapılmıştır.
  • Su yolu ile bulaşabilecek hastalıklardan korumak ve hijyen koşullarının iyileştirilmesi için kişisel hijyen eğitimi düzenlenmiştir. Ayrıca 91,641 bidon ve 35,317 sineklik dağıtılmış, gönüllülerin destekleri ile çöp toplama kampanyaları düzenlenmiştir.
  • 3 ekip ile mobil sağlık hizmeti sunulmuş olup, psikiyatrist ve psikologlardan oluşan mental sağlık ekipleri ile stres altındaki 100,000’den fazla insana yardım etmişlerdir.

E) Tayland Kızılhaçı

1893 yılında Fransız Çinhindi (Fransız Sömürge İmparatorluğu’nun Güneydoğu Asya’daki bir parçası) ile Siyam Krallığı (Bugünkü ismi ile Tayland) arasında Mekong Nehri’nin batı kısmı için gelişen bir toprak anlaşmazlığı sonucunda çıkan savaşta yaralanan askerlere yardım edecek bir kurumun ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Thanpuying Plien Pasakornravongs, kadın gönüllülerden oluşan bir grup kurmuş ve dönemin kralının bu grubu resmi olarak tanıması için Kraliçe Sawang Wadhana ile görüşmüştür. Kral Chulalongkorn’un destek ve himayeleri ile Siam Kızıl Unalom Topluluğu kurulmuştur. Kral, Kraliçe Sawang Wadhana’yı “topluluğun annesi”, Kraliçe Saovabha Phongsri’i “topluluğun başkanı”, Thanpuying’i ise “topluluğun sekreteri” olarak ilan etmiş, böylelikle topluluk 26 Nisan 1893 yılında resmi olarak kurulmuştur. 1921 yılında Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Federasyonu’na üyeliği kabul edilmesiyle ismi Tayland Kızılhaçı olarak değişmiştir. Yönetim Kurulu Başkanı Kraliçe Sirikit Kitiyakara, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prenses Maha Chakri Sirindhorn ve Genel Sekreter Phan Wannamethee’dir. Tayland Kızılhaçı’nın amacı; insan haklarını korumak, yardıma muhtaç kişilere sağlık hizmeti sunmak, afetlere hazırlık yapmak, müdahale etmek, toplumun hayat kalitesini artırmaktır. Bu amaçla;

  • Ulusal kan bankası için Tayland Hükumeti tarafından görevlendirilmiş olup güvenli, gönüllü ve ücretsiz kan bağışını sağlamaktadır.
  • Organ ve doku nakli hizmetlerini yürütmektedir.
  • Afet ve acil durumlar için hazırlık kapsamında önemli ekipmanlarının depolanmasından, bilgi ve teknik beceri eğitimlerinin düzenlenmesinden ve afet operasyon merkezi kurulmasından sorumludur.
  • Başkent Bangkok’ ta bulunan 1,346 yataklı Kral Chulalongkorn Memorial Hastanesi, Çonburi şehrinde 452 yataklı Kraliçe Sawang Wattana Memorial Hastanesi ve ülke genelindeki 12 sağlık istasyonunda maddi imkânı olmayan insanlara ücretsiz sağlık hizmeti sunmaktadır.
  • HIV/AIDS konusunda korunma, danışmanlık, tedavi ve araştırma çalışmaları yürütmektedir.
  • Yaşlılara evde bakım hizmeti, yetim çocuklara uygun aile bulma ve yuva hizmeti vermektedir.
  • Aşı ve panzehir üretimi yapmaktadır.

TAYLAND YEREL ORGANİZASYONLARI VE YAPILAN FAALİYETLER

Tayland Hükümeti’nin Afet Risk Yönetimi 2 grupta incelenir;

  1. Politika düzeyinde
  2. Ulusal Afet Önleme ve Azaltma Komitesi:Afet yönetim politikasını formüle eder ayrıca kamu ve özel ortaklıklarını entegre eder.
  3. Ulusal Güvenlik Konseyi: Konseyin yapı ve görevleri Başbakanlık Ulusal Emniyet yönetmeliğinde belirtilmiştir. Güvenlik politikasını ve uygulama kılavuzunu önerir. Kuruluşlar arası koordinasyonu sağlar.
  4. Operasyonel düzeyde
  5. Ulusal Afet Komutanlığı Karargâhı: Alt afet yönetim merkezlerinin acil durum uygulamalarını yönlendirir, koordine eder. Felaket derecesine göre Ulusal Olay Komutanlığı görevini farklı makamlar üstlenir. Büyük ölçekli olaylarda (3.seviye) bu görev içişleri bakanına verilir. 4. seviyede ise görevi başbakan üstlenir.
  6. Afet Yönetim Merkezi: Afet yönetim merkezlerini koordine etmek için Afet Önleme ve Azaltma Departmanı (DDPM) yönetimi görevlendirilir. Acil olmayan durumlarda ilgili devlet kurumlarının acil yanıt bilgilerini kaynaklarını ve planlarını koordine eder, bütünleştirir. Felaket olasılığı muhtemel durumlarda kritik bölgeyi yakından takip eder ve Ulusal Olay Komutanına bilgi verir. Hafif (1. seviye) ve orta şiddetteki (2. seviye) afetler için ortak müdahale operasyonlarını yönlendirir. Teknik destek sağlar. Yetkilileri erkenden bilgilendirir. 3 ve 4. seviye felaketlerde Ulusal Olay Komutanına tavsiye verir.
  7. İl Afet Yönetim Merkezi: Afet risk yönetimini il bazında kontrol ve koordine eder. İl Olay Komutanı validir.

Afet durumunda yetkili makamlara ve halka afete yönelik uyarıların zamanında dağıtılmasına yönelik iletişim sistemi olan ‘Erken Uyarı Sistemi’ uygulanır. Bu sisteme göre en tehlikeli durum kırmızı, acil olmayan durum yeşil olacak şekilde kırmızı, turuncu, sarı, mavi ve yeşil renklerinde uyarılar oluşturulur.

A) DDPM (Department of Disaster Prevention and Mitigation)

Afet Önleme ve Azaltma Departmanı, 2002 yılında Bürokrat Reform Yasası’na göre İçisleri Bakanlığı çatısı altında İl İdaresi Sivil Savunma Bölümü, Hızlandırılmış Kırsal Kalkınma Departmanı, Sosyal Refah Bölümü, Topluluk Geliştirme Departmanı ve Ulusal Güvenlik Konsey Ofisi kuruluşlarının birleşmesiyle oluşur. Merkezi Bangkok’ta olmak üzere 76 il teşkilatı, 18 bölgesel merkezi vardır. 2007’de kabul edilmiş olan Afet Önleme ve Azaltma Yasası (DPMA) ile Başbakan ve yardımcısı tarafından yönetilen Ulusal Afet Önleme ve Azaltma Komitesi (NDPMC) koordinasyon merkezi olarak kabul edilmiştir. Afet önleme ve azaltma merkezinin yönetim birimi DDPM olarak belirlenmiştir.

DDPM’nin sorumlulukları şunlardır:

  • Afet ve acil durumları yönetme
  • Afetin derecesine göre ilgili makamları görevlendirme
  • Kurtarma sürecini hızlandırma
  • Operasyon için malzeme temin etme
  • Hasar gören kamu kurumlarını iyileştirme
  • Mağdurların fiziksel zihinsel iyileşmesine katkı sağlama
  • Ulusal veya uluslararası kurumlarla birlikte çalışma

DDPM’nin afet yönetimi 3 aşamadan oluşur.

  • Hazırlık: Afet önleme planı oluşturulur. Şehirlerde yetkililere, sivil savunma gönüllülerine ve halka eğitim verilir. Tatbikat yapılır.
  • Önleme: Felaket veya olası felaket durumlarında Meteoroloji bölümünden gelen bilgilere göre risk bölgesine ulaşılır, gerekirse halk tahliye edilir, erken uyarı ve operasyon merkezlerinin kurulması, haberleşme sağlanır.
  • Kurtarma: Afetten ilk etkilenenlere yardım edilir. Uzun süreli rehabilitasyon için bilgileri toplar, proje hazırlar, bakanlar kurulu onayı için başvuru yapar.

B) Sele Müdahale Operasyon Merkezi (FROC)

Sel felaketinde Acil Operasyon Merkezi’nin yetersiz kalması üzerine Başbakan tarafından Sele Müdahale Operasyon Merkezi (FROC) kurulmuş, başkan olarak Adalet Bakanı Natapanu Nopakun görevlendirilmiştir. Amacı DDPM’e veri toplama, verileri birleştirme ve yerel organizasyonları koordine etmektir.

İçişleri Bakanlığı’na bağlı bu kuruluşlar dışında sel felaketi sırasında Tayland Sosyal Yardımlaşma ve İnsan Güvenliği Bakanı 2.400 sığınma evi, Bangkok Büyükşehir İdaresi 175 sığınma evi açmıştır. Halk Sağlığı Bakanlığı 30 bölgede klinik açmıştır. Tayland Kraliyet Ordusu yardım malzemelerinin dağıtımına yardımcı olmuşlardır. Ayrıca Adalet Bakanlığı bünyesindeki personellerin oluşturduğu Özel Araştırma Dairesi de yardımcı personel desteği sağlamıştır.

C) Sınır Tanımayan Doktorlar ve Yapılan Faaliyetler

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) 1971 yılında Biafra’da yaşanan kıtlık ve savaş sonrasında Fransa’da kurulan, silahlı çatışma, salgın hastalık ve doğal afet durumlarından etkilenen veya sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılan insanlara acil yardım hizmeti veren bir uluslararası bağımsız tıbbi insani yardım organizasyondur. Kurucuları doktor ve gazetecilerden oluşan 13 kişilik bir ekip olmakla birlikte son durumda 70’den fazla ülkede 35 binden fazla sağlık çalışanı ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Üyelik gönüllülük esasına dayanmakta olup, üyeler ırk, din, köken veya siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin, meslek etiğine uyarak, her türlü siyasi, ekonomik ve dini güç odaklarından bağımsız ve tarafsız duruşlarını korumakla yükümlüdür. Hizmet verirken tıp etiğinin gerektirdiği gibi hastalar bilgilendirilmekte, onların onayına ve mahremiyetine saygı göstermektedir. Tanıklık ilkesi kapsamında hayat kurtarmaya yönelik sağlık hizmetlerinin engellendiği, sağlık tesislerinin tehdit altında olduğu, yardımların kötüye kullanıldığı veya yetersiz kaldığı ya da dünya kamuoyunun belirli bir krize ilgisini kaybettiği durumlarda kamuoyunun dikkatini çekmek için harekete geçmektedir. Bağımsızlık ilkesini korumak için fon kaynaklarının çok kısıtlı bir bölümünü hükümetlerden ve uluslararası fon kuruluşlarından temin etmekte, bütçesinin %90’ından fazlası tüm dünyada MSF’yi destekleyen 5,7 milyondan fazla bireysel bağışçı tarafından sağlanmaktadır. “Hesap verebilirlik” ilkesi kapsamında da faaliyetlerini düzenli bir biçimde değerlendirmeye tabi tutar.

Kurumsal ve yönetim yapısına bakıldığında MSF; ulusal ve bölgesel alt kuruluşlardan oluşan, temelini saha çalışanlarının oluşturduğu dünya çapında bir harekettir. Merkezi Cenevre’de bulunup 24 farklı ülkede temsilciliği vardır. Bu temsilciliklerin her biri bağımsız, tüzel oluşumlardır; kendi yönetim kurullarını ve başkanlarını seçerler. Çoğu temsilcilik kendi yönetim ofisine sahiptir. Temsilcilikler, MSF’nin tıbbi insani yardım programlarını yöneten beş operasyon merkezine (Amsterdam, Cenevre, Barselona, Brüksel, Paris) bağlıdır. Bunların dışındaki birimler ise, lojistik merkezi ve tıbbi birimler dahil olmak üzere, hedef ve faaliyetleri çeşitli yollardan desteklemeyi amaçlar. MSF ofisleri, temsilcilikleri, operasyon merkezleri ve diğer kurumsal yapıları sürekli iletişim halinde birlikte çalışırlar ve resmi olarak tek bir “Médecins Sans Frontières adı altında toplanırlar. Tüm yapılar “Uluslararası MSF” üyesi olarak hem kuruluş ilkelerine hem de birbirlerine bağlıdır. MSF’nin tüm birimleri ve uluslararası başkanı da dahil olmak üzere tüm çalışanları, MSF hareketinin kimliğini koruyan Uluslararası MSF’nin bir parçasıdır. Uluslararası MSF’nin en yüksek mercisi MSF Uluslararası Genel Kurulu olup üyeler, Uluslararası Başkan ve her ülkenin temsilciliğinden seçilen temsilcilerden oluşur. Uluslararası Başkan Uluslararası Genel Kurul tarafından seçilir.  MSF’nin 2015 Genel Kurulu’nda seçilen Uluslararası Başkan’ı Dr. Joanne Liu ve Genel Sekreteri ise Jérôme Oberreit’tir. Uluslararası Genel Kurul, MSF’nin tıbbi insani yardım vazifesini korumakla yükümlüdür. Uluslararası Yönetim Kurulu, beş operasyon merkezinin temsilcilerinden ve Uluslararası Genel Kurul tarafından seçilen bir üye grubundan oluşur, Uluslararası Başkan tarafından yönetilir. Merkezi Cenevre’de bulunan Uluslararası MSF yönetimi, MSF hareketi için gerekli koordinasyonu, bilgiyi ve desteği sağlar. Ayrıca gerekli olduğu durumlarda uluslararası projeleri ve girişimleri hayata geçirir. Uluslararası MSF ofisinin harcamaları ulusal temsilcilikler tarafından karşılanır.

MSF’nin Sellere Müdahale Planı

Sellerin zamanlaması nispeten öngörülebilir olduğu için, başarılı bir müdahale stratejisinin hazırlanması ve erken uyarı sistemlerinin kullanılması kilit önem taşımaktadır. Etkinin boyutunu etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır:

Nerede? Alçak konumlu bir arazide veya taşkın havzasında, siklon veya muson alanlarında olup olmaması önemlidir.

Ne tür sel baskını? Büyük, küçük, ani başlangıçlı, gelgit dalgaları şeklinde, rüzgarlar eşliğinde veya rüzgarsız sel baskınları olabilmektedir.

Ne zaman? Gündüz olduğunda insanlar görebildiği için daha az etkiye sahip olurken gece insanlar su baskınını göremediği için etki daha büyüktür. Kış mevsiminde evlerini kaybeden insanların yaşam koşulları daha zor olur. Yaz mevsiminde ise temiz suya ulaşım, bulaşıcı hastalıklar ve dehidratasyonda artış zorluk yaratır. Hasat mevsiminden önce veya sonra olması gıdaların güvenliği ile ilgili önemli fark oluşturur.

Sellere müdahale edebilmek için olası müdahalenin ihtiyaçları, ölçeği ve kapsamı tanımlanmalı ve gerekli kaynaklar (finansal, insan, lojistik) sağlanmalıdır. MSF’nin faaliyette bulunduğu bölgelerde bu ihtiyaçların sağlanmasından öncelikle Ülke Koordinasyon Ekibi sorumludur. Felaket, yerel kapasitesinin üzerinde ise, bölge ve merkez sorumluluğunda olur. MSF’nin bulunmadığı ülkelerde ise sel felaketinden sonraki strateji ve muhtemel müdahale planını tanımlamaktan operasyon merkezlerindeki Acil Birimler sorumludur. Bu ülkelerde, bilgiler Birleşmiş Milletler ağları kullanılarak veya genel haberler yoluyla toplanabilir. MSF genel merkezi afet ölçeğindeki ilk bilgilere ya da haber kaynaklarından aldığı bilgilere bağlı olarak bir değerlendirme başlatabilir (Multidisipliner ve deneyimli bir ekip mümkün olan en kısa sürede, etkilenen ve korunmasız bölgelere gönderilir) ya da doğrudan acil müdahale yapmaya karar verebilir. Acil durumun felaket derecesinde büyük olduğuna ve merkez tarafından bir müdahalenin başlatılacağına karar verilmesiyle birlikte afet bölgesine büyük bir ekip gönderilmektedir. Ekibin bir kısmı kurtarma ve yardım çalışmalara hemen başlarken, diğer bir kısmı ileri değerlendirme yapar. Acil Durum Ekibi; acil koordinatör, tıbbi ekip, bir yönetici, bir WATSAN (su ve sanitasyon uzmanı) ile bir psikologdan oluşmaktadır. Böylelikle su ve gıda yardımı, tıbbi yardım ve mental sağlık desteği sağlanmaya çalışılır. Başkentte en az bir kişi koordinasyonun sağlamakla görevlendirilir, gelen kargoları, yerel satın alımı ve nakliyeyi düzenler. Proje sahasına nasıl ulaşılacağı, yardım malzemelerine acilen ihtiyaç duyulduğunda nakliyenin mümkün olan en iyi ve en hızlı şekilde organize edilmesi oldukça önemlidir. Tüm bu süreçte düzenli bir şekilde toplantılar ve raporlama yapılır. Acil durum bittiğinde görev sonlandırılır ve rapor tamamlanır.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), 1976 yılından beri Tayland’da çalışmalarını sürdürmekte olup 2011 yılında meydana gelen sel felaketinde Sukhothai, Phitsanulok, Phichit ve Kamphaeng-Phet şehirlerinin en çok etkilenen bölgelerinde 1.400’den fazla tıbbi konsültasyon gerçekleştirmiş, başlıca gıda, su ve cibinlikten oluşan 66.000 kişilik yardım malzemesi temin etmiştir.

DEVLET ORGANİZASYONLARI VE YAPILAN FAALİYETLER

Yardım Yapan Devlet Kurumları

  • Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC)
  • Birleşik Devletler Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID)
  • Kanada Uluslararası Kalkınma Ajansı (CIDA)
  • Hong Kong HükumetiArama Kurtarma Ekibi
  • Avustralya Uluslararası Kalkınma Ajansı 
1. CDC (Centers for Disease Control and Prevention)

ABD’nin Sağlık ve İnsan Hizmetleri Dairesi’nin, kamu sağlığı ve güvenliğinin sağlanması konusunda çalışan bir birimidir. Temmuz 1942’de sıtmanın ulus çapında yayılmasını önleme amacıyla kurulmuştur. Merkezi Georgia eyaletindedir. Başkanı: Dr Brenda Fitzgerald’dır. Aşılama programları, bulaşıcı ve kronik hastalıkların, yaralanmaların, çevresel sağlık tehditlerinin önlenmesi ve kontrolü; iş yeri güvenliği ve engelli sağlığı alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Salgınları izlemek ve önlemek için stratejiler uygulamak, ulusal sağlık istatistiklerini toplamak üzere devletler ve diğer ortaklarla birlikte çalışmaktadır. Günümüzde özellikle devlet ve yerel sağlık bölümlerini desteklemek, küresel sağlığın iyileştirilmesi, önde gelen ölüm nedenlerini azaltmak için önlemlerin uygulanması, sürveyans ve epidemiyolojik verilerin iyileştirilmesi ve sağlık politikalarının geliştirilmesi konularına ağırlıkla yönelmektedir. 2011Tayland sel felaketinde CDC,  temiz içme suyu ve yiyecek temin etmiş, ishal, gıda zehirlenmesi, konjuktivit ve deri hastalıklarını tespit edip bildirimlerini yapmış, kurtarma ekipleri afetzedeleri helikopter ve kurtarma botları ile geçici barınaklara götürmüştür.

2. USAID (United States Agency for International Development)

ABD Tayland Büyükelçisi Kristie A. Kenney, Tayland’daki USAID yardımıyla 500.000 ABD doları tutarında ek destek sağladığını açıklamış ve bu destek ABD Hükümeti’nin yardımıyla 1,1 milyon doları aşmıştır. Tayland Hükümetince bildirilen ihtiyaca uygun olarak tekneler, su arıtıcıları, motorlar, jeneratörler ve diğer yardım malzemeleri Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından tedarik edilmiştir. Bangkok’taki 10 kişilik bir USAID ekibi, ABD Savunma Bakanlığı İnsani Yardım İnceleme Ekibi (HAST) ve diğer ABD Hükümeti ajanslarıyla koordinasyon içinde Tayland’daki koşulları yakından takip etmiştir.

3. CIDA (Canadian International Development Agency)

Kanada, CIDA aracılığıyla Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu’na (IFRC) insani yardım için 1 milyon dolarlık kaynak ayırmıştır. IFRC, yiyecek, hijyen malzemeleri, önemli ilaçlar ve güvenli içme suyundan oluşan yardım kitlerinin dağıtarak yaklaşık 27.000 ailenin maddi ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olmuştur.

4. Hong Kong Hükumeti Arama Kurtarma Ekibi

Hong Kong Hükümeti, afetzedeler için Afet Yardım Fonu’ndan 1 milyon dolar hibe vermiştir.

5. Avustralya Uluslararası Kalkınma Ajansı

Avustralya Uluslararası Kalkınma Ajansı;yiyecek, su, barınak ve onarım çalışmalarına destek sağlamak için Kızılhaç ile iş birliği yapmıştır. Tayland Hükümeti’nden gelen talep doğrultusunda Bangkok’taki ev ve iş yerlerini korumak için 100.000 kum torbası sağlamıştır.

TÜRKİYEDEKİ YARDIM KURULUŞLARI VE YAPILAN FAALİYETLER

2011 Tayland Sel Felaketi ’ne İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı İHH (İnsani Yardım Vakfı) acil yardım ekipleriyle bölgede insani yardım faaliyetinde bulunmuştur. Selden en fazla etkilenen başkent Bangkok ve Prathamtani kentinde 700 aileye temel gıda malzemelerinden oluşan yardım paketleri dağıtmış, mağdurların temiz su ihtiyacını da karşılamıştır.

İHH İnsani Yardım Vakfı, 1992 yılında Bosna Savaşı esnasında insani yardım çalışmaları ulaştırmayı amaçlayan bir grup gönüllünün 1995 yılında vakıf olarak yapılanması ile İstanbul’da kurulmuştur. Şu anki başkanı Fehmi Bülent Yıldırım’dır. İHH’nın Moro, Nijer, Somali ve Gazze dışında yurtdışında temsilciliği bulunmamaktadır. Yurt dışında gerçekleştirilen projelerin bazıları bizzat İHH görevlileri tarafından takip edilmekte bazıları ise bölgede bulunan, bölgeyi iyi tanıyan partner kurumlarla iş birliği içinde yürütülmektedir. Partner kurumlar ve İHH görevlileri, buralarda gerçekleştirilen projelerle ilgili raporlar hazırlayarak yapılan çalışmaları sürekli denetlemektedir.

KAYNAKÇA

  1. World Health Organization in South-East Asia. [Online].; 2011 [cited 2017. Available from: http://www.searo.who.int/entity/searhef/floodsinthailand/en/.
  2. WHO. [Online]. [cited 2017. Available from: http://www.who.int/about/history/en/
  3. Dr. Tedros Adhanom. [Online]. [cited 2017. Available from: https://www.drtedros.com/
  4. WHO – Chairman and Officers of the Executive Board. [Online]. [cited 2017. Available from: http://apps.who.int/gb/gov/chairman-and-officers-of-the-executive-board.html
  5. WHO – Dr Brock Chisholm, Director-General. [Online]. [cited 2017. Available from: http://www.who.int/dg/chisholm/chisholm/en/
  6. WHO – First World Health Assembly. [Online]. Available from: http://www.who.int/global_health_histories/first_world_health_assembly/en/
  7. Floods in Thailand. Situation Report. WHO – Regional Office for South East Asia, Situation Report 1 – 14; 2011
  8. Dr. Tedros Adhanom. [Online].; 2017 [cited 2017. Available from: http://www.drtedros.com/wp-content/uploads/2016/05/Dr-Tedros-Long-Bio.pdf
  9. Snapshot – Thai Red Cross Socirty. The International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies
  10. scribd. [Online]. [cited 2017. Available from: • https://tr.scribd.com/document/56415406/Crisis-Interventions-Professional-Guidebook
  11. Red Cross – History. [Online]. [cited 2017. Available from: http://www.redcross.int/en/history/movement.asp
  12. IFRC – History. [Online]. [cited 2017. Available from: http://www.ifrc.org/en/who-we-are/history/
  13. Ali SF. Governing Disasters: Engaging Local Populations İn Humanitarian Relief New York Ny: Cambridge University Press; 2016
  14. Sarote Thıprut, Department Of Disaster Prevention And Mitigation (Ddpm) Ministry Of Interior, Thailand. Thailand Country Report. Asıan Dısaster Reductıon Center; 2016
  15. Responding To Emergencies İn Southeast Asia: Can We Do Better? Save the Children; September 2012
  16. Thai Flood 2011 – Rapid Assessment For Resilient Recovery And Reconstruction Planning. Bangkok: The World Bank; 2012
  17. MSF International Activity Report 2011. Médecins Sans Frontières (MSF); 2011
  18. Pocket Guide Floods OCB. Médecins Sans Frontières (MSF); 2011
  19. About MSF. [Online]. [cited 2017. Available from: http://www.msf.org/en/about-msf
  20. Honk Kong Government. [Online]. Available from: http://www.info.gov.hk/gia/general/201111/04/P201111040259.htm
  21. CDC – Public Health Matters Blog. [Online].; February 14, 2012 [cited 2011. Available from: https://blogs.cdc.gov/publichealthmatters/2012/02/the-great-flood-of-2011-thailand-a-firsthand-account-3/
  22. Annual report of South-East Asia MAA51001. Annual Report. The International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies; April 30, 2012
  23. Australia Former Minister for Foreign Affairs. [Online].; October 18, 2011 [cited 2017. Available from: https://foreignminister.gov.au/releases/Pages/2011/kr_mr_111018.aspx?ministerid=2
  24. Information bulletin Thailand: Floods. Information Bulletin. The International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies; October 28, 2011
  25. SOUTHEAST ASIA – FLOODS FACT SHEET #3. Fact Sheet. USAID; November 8, 2011
  26. Southeast Asia Programme update no. 2 MAA51001. The International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies; November 11, 2011
  27. İHH Haberler. [Online].; 23.11.2011 [cited 2017. Available from: https://www.ihh.org.tr/haber/ihhdan-tayland-halkina-insani-yardim-1187
  28. İHH Hakkımızda. [Online]. Available from: https://www.ihh.org.tr/hakkimizda

Bir cevap yazın

Sonrakine geç: ÇERKES SÜRGÜNÜ